24 Mayıs 2011 Salı

Şırnak Ören Yerleri


Ören Yerleri
Babil Asur  Med  Guti  Selçuklu  Osmanlı  Rum  Arap  Emevi  Abbasi dönemlerine ait Arkeolojik ve etnografik eserlerin bulunduğu   büyük fizikçi ve 60 makine mucidi İsmail Ebul-iz El Cezeri Müzesi Cizre ilçesinde bulunmaktadır.


Finik Ören Yeri
Cizre’ye yakın bir noktada bulunun Damlarca ve Eskiyapı köyleri arasında Finik Ören Yeri İ. Ö. 4000 yıllarına aittir. Dağlık bir bölgede yer alan kentte saray  zindan  sarnıç yerleri ve beyaz kalker taştan oyulmuş çok sayıda mağara ev bulunmaktadır. Finik Kalesinin Kuzeyinde "Borzana Sitiya” adı verilen yerde kayaya işlenmiş bir kadın kabartmasıyla. köyün kuzeydoğusunda yan yana duran bir kadın ve bir erkek kabartması bulunmaktadır.

Şırnak Tarihi Ve Coğrafyası

Şırnak Tarihi Ve Coğrafyası


Şırnak ili tarihsel olarak çok eski bir geçmişe sahiptir. Şırnak ili Katip Çelebi'nin 17. yüzyılda yazdığı “Seyahatname” ve tarihi rivayetlere göre Nuh Tufanı öncesine dayanır. Bu rivayetlere göre Cizre tufandan sonra ikinci kez Hz. Nuh (AS) ve oğulları tarafından inşa edilirken Cizre'nin kızgın sıcağından korunmak için Şırnak yazlık ve yaylak olarak inşa edilmiştir.
Şırnak Nuh'un Gemisi kalıntılarının olduğu öne sürülen Cudi Dağı'nın Kuzeyinde Şehri Nuh adıyla kurulmuş önceleri Şerneh daha sonraki yıllarda ise Şırnak adını almıştır. Şırnak ili tarihte bir çok önemli devletin başkentini kendi topraklarında barındırmıştır. Birinci Babil devletinin başkenti BABİL(Kebeli Köyü) Cizre sınırları içindedir. Aynı zamanda Guti (GUDİ) imparatorluğunun başkenti olan BAJARKARD Silopi ilçesi topraklarındadır.
Şırnak; Guti Babil Med Asur Pers Sasani Emevi Abbasi Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde Cizre'ye bağlı bir yerleşim birimi idi. 1913 yılında ilçe olmuş ve Siirt iline bağlanmıştır. Bu konumu 1990 yılına kadar sürmüştür. 18.05.1990 tarih ve 20522 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 16.05.1990 tarih ve 3647 sayılı yasa ile il statüsüne kavuşmuştur. İle bağlı altı ilçe bulunmaktadır. Bu ilçeler Beytüşşebap Cizre Güçlükonak İdil Silopi ve Uludere'dir.
İle bağlı altı ilçenin tarihleri geçmişlerine ilişkin bilgi aşağıda verilmiştir.
Beytüşşebap ilçesi
ilçe oldukça eski bir yerleşim birimidir. Beytüşşebap Beyt ve Şebap kelimelerinden elde edilmiş Arapça bir birleşik isimdir. Gençlerin evi anlamındadır. Beytüşşebap tarihi eskilere dayanır. TA'NİN Dağlarından M.Ö.1000-7000 yılları arasında Neolitik dönemlere ait kayalara kazınmış resim ve kompozisyonların bulunması ilçede 12.000 yıl öncesi insanların yaşadığı ve yerleşik bir düzenlerinin olduğunu gösterir.Tarihi süreç içerisinde ilçeye sırasıyla Hurriler Mittaniler Asurlular ve Urartular egemen olmuşlardır. İlçe 1054 yılında Selçukluların 1514 yılında ise Osmanlı İmparatorluğu 'nun egemenliği Altına girmiştir. 1855 yılında Erzurum 1865 yılında Van İline bağlanmıştır. 1887 yılında İlçe olan Beytüşşebap 1926 yılında Siirt 1936 yılında Hakkari ve 16.05.1990 tarih ve 3647 sayılı yasa ile Şırnak İline bağlanmıştır.
Cizre ilçesi
Cizre M.Ö.4000 yıllarından itibaren Gerzubakarta adıyla Guti devleti hakimiyeti altındadır. Gutiler döneminde ilk Cizre suru yapılmıştır. Cizre M.Ö.1894 yılında l.Babil Devleti yönetimine girmiştir. Babil Cizre'ye 22 Km mesafededir.
Cizre M.Ö.1595 yılında Babil egemenliğinden Arap egemenliğine geçmiştir. Daha sonra Asurlular Medler Persler Sasaniler Artuklular Eyyubbiler Abbasiler Selçuklular Moğollar ve 1627 yılından itibaren de Osmanlı Devleti hakimiyeti altına girmiştir.
Cizre beyliği önceleri Diyarbakır Sancak Beyliğine bağlı iken 1841 yılında Musul'a bağlanmıştır. Milli mücadele döneminde büyük başarılar gösteren Cizre'ye Fransızlar gelip şehri savaşsız teslim almak istemişlerse de halkın direnişi ve silahlanmayı görerek işgalden vazgeçmişlerdir.
İslamiyet'in Cizre'ye girmesi ile birlikte şehre yarımada anlamına gelen Cezire adı verilmiş Cumhuriyet döneminde ise küçük bir düzeltmeyle Cizre olarak değiştirilmiştir. Önceleri Mardin iline bağlı bir yerleşim birimi iken 16.05.1990 tarih ve 3647 sayılı yasa ile Şırnak iline bağlanmıştır.
Güçlükonak ilçesi ilçe daha önce Siirt ilinin Eruh ilçesine bağlı bir köy iken 09.05.1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla ilçe olmuştur. 16.05.1990 tarih ve 3647 sayılı kanun ile idari bağlılığı değiştirilmiş ve Şırnak iline bağlanmıştır.
İdil İlçesinin milattan önceki adının Zarih olduğu söylenir. Zapdey adında bir süryaninin ilçeye hizmetlerinden dolayı da İdil'e Beyt-Zaptdey (Zapdey'in evi) adı verildiği dolaşan rivayetler arasındadır. Milattan sonra(300-400) yıllarında Farslar burayı istila ettiler. Farslar döneminde buraya (Hazak) ismini vermişlerdir. Hazak farsça bir kelime olup mert ve cesur anlamındadır.
İdil'de 1393 – 1491 döneminde Türkmenlerin büyük ölçüde nüfuz ettikleri ve 1387 yılında Timur' Un istila ettiği bilinmektedir. Timur'un ölümü ile Karakoyunlu devletinin eline geçen İdil o Günden sonra Türklerin hakimiyeti altına geçmiştir. 1924 yılına kadar köy olan İdil bu tarihten itibaren Cizre ilçesine bağlı bir bucak 1937 yılında ise Mardin iline bağlı ilçe olmuştur.
İdil 18.05.1990 tarih ve 20522 Resmi Gazetede yayınlanan 16.05.1990 tarih ve 3647 sayılı kanunla Şırnak İline bağlanmıştır.
Silopi İlçesi de M.Ö. çeşitli kavimlerin yaşadıkları bir yerleşim birimidir. Bu durum ilçenin çevresinde bulunan tarihi eserlerden anlaşılmaktadır. Asurlular ve Roma İmparatorluğunun yönetiminde uzun yıllar kaldıktan sonra Selçukluların yönetimine geçmiştir. Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi sırasında Cizre İlçesi ile birlikte Osmanlı İmparatorluğuna bağlanmıştır. 16.05.1990 tarih ve 3647 sayılı kanunla Şırnak İline bağlanmıştır.
Uludere İlçesinin tarihi millattan önceki yıllara dayanır. Tarihin seyri içinde Urartular Medler Persler Romalılar Arsaklılar ve Sasanilerin egemenliğine girmiştir. 1054 yılından itibaren Türkmenlerin tarih sahnesine çıktığı bilinmektedir. 1142'de İmadettin Zenginin ve 1260 yılında Hulagu'nun Hakkari yöresini ele geçirmesini izleyen yılların kargaşalığı yöre beylerinin 1349'da Karakoyunlulara bağlanmayı kabul etmeleri ile durur. 1386'da Timur ve 1502'den itibaren Safevi hakimiyeti altında yaşayan Uludere Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı İmparatorluğuna bağlanarak bütün il beyleri gibi içişlerinde serbest bırakılır. Aşiret Beyleri kendi egemenlik haklarını korumak Osmanlı Toprak sisteminin dışında bir sistemle yönetilmek ve seferlere Asker yollamak şartıyla İmparatorluğun egemenliğinde Cumhuriyete kadar kalmışlardır.
Cumhuriyetin ilanından sonra bucak haline getirilerek Beytüşşebap İlçesine bağlanan Uludere 27.06.1957 tarihinde yürürlüğe giren 7033 Sayılı Kanunla ilçe haline getirilmiştir. 16.05.1990 tarihinde çıkarılan 3647 Sayılı Kanunla yeni kurulan Şırnak iline bağlanmıştır.
Coğrafya
Şırnak ili 37°31 kuzey enlemleri ve 42°28 doğu boylamları arasında yer almaktadır. Yüzölçümü 7.172 Km2 ortalama 1.400 metre rakımı ile deniz seviyesinden oldukça yüksek olan Şırnak ili topraklarının batı kesimi yüzölçümünün ¾'ü Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Dicle Bölümünde yer alırken; geri kalan yüzölçümünün ¼'ü ise Doğu Anadolu Bölgesi içinde kalır.
İl batıda Mardin kuzeyde Siirt kuzeydoğuda Hakkari illeri ile güneyde Irak ve Suriye Devletleriyle çevrilidir.
a) Topoğrafik Yapısı
Şırnak ilinin batı ve güney kesimindeki bazı düzlükler dışında büyük bölümü akarsular tarafından derince yarılmış platolar halindedir. Bu coğrafi yapı içerisinde 2 agro-ekolojik alt bölge bulunmaktadır. Birinci agro-ekolojik alt bölge rakımı 300-400 metre arasındaki geniş ovaların yer aldığı Cizre Silopi ve İdil İlçelerini; ikinci agro-ekolojik alt bölge ise rakımı 1000 metre ve üzerindeki engebeli sarp yamaçlar ve yüksek dağların yer aldığı tarım alanın az buna karşılık orman ve meraların geniş çapta bulunduğu Merkez Beytüşşebap Güçlükonak ve Uludere İlçelerini kapsamaktadır.
Şırnak İlinin Başlıca Akarsuları
Akarsu Adı
İl Sınırları İçinde Uzunluğu (Km)
Debisi (M3/S)
Kolu Olduğu Nehi
r
Hezil Çayı
67
1703
Dicle Nehri

Çağlayan Çayı
55
487
Dicle Nehri
Kızılsu Çayı
49
9.23
Dicle Nehri
Dicle Nehri
95
Dicle Nehri
Dağlık kesimlerde Güneydoğu Toroslar sistemine bağlı yüksek kütleler vardır. İlin önemli dağları; Cudi Gabar Namaz ve Altın Dağlarıdır. Cizre Silopi ve İdil İlçeleri geniş düzlükler halindedir. İlin en önemli akarsuyu Kızılsu Hezil ve Habur Çaylarının beslediği Dicle Nehridir.
b) İklimi
Şırnak ilinin iklimini belirlerken ili bulunduğu bölgelere göre değerlendirmek gerekir.
1-İlin Doğu Anadolu Bölgesinde kalan Şırnak Merkez Beytüşşebap ve Uludere ilçelerinde kışlar serttir. Kuzeyden gelen soğuk havalar kışın bu yörenin sert ve karlı geçmesine neden olur. Karla örtülü Gün sayısı güney bölgesine göre daha fazladır.
2-İlin Güneydoğu Anadolu Bölgesi içinde kalan Cizre İdil Güçlükonak ve Silopi İlçelerinde kışlar daha ılık fakat yazlar ise aşırı sıcaktır.
İlde Doğu Anadolu ikliminin birbirine karşıt iki Hava kütlesi etkisini göstermektedir. Bunlardan birisi bölgeyi özellikle kış aylarında etkisi altında bulunduran buna karşılık yaz aylarında kuzeye çekilen soğuk kuru hava kütlesidir.
Şırnak'ta yıllık yağış ortalaması 633 mm3 civarındadır.
c) Bitki Örtüsü
Şırnak'ta bitki örtüsü iklim özelliğine bağlı olarak değişiklikler göstermektedir.
İklimin karasal olması doğal bitki örtüsü üzerinde etkili olmuştur. Mevsim içindeki yağışların az olması doğal bitki örtüsünün bozkır olmasına neden olmuştur. Dağlık alanda yer alan ormanlar seyrek niteliktedir. Ormanaltı bitki örtüsünü kurakçıl Bitkilerin oluşturduğu bu bölgedeki başlıca Ağaç türü meşedir. Özellikle Beytüşşebap ve Uludere civarında bulunan dağların yüksek yerlerinde alpin çayırları bulunur

BAĞIMSIZ ADAY HASİP KAPLAN KÖY ZİYARETLERİNE BAŞLADI

BDP’nin Desteklediği Şırnak Bağımsız Milletvekili Adayı Hasip Kapan seçim çalışmaları kapsamında köy ziyaretlerine başladı.




BDP"nin desteklediği Bağımsız Milletvekili Adayı Hasip Kaplan seçim çalışmaları kapsamında BDP İl Başkanı Abit İke, Belediye Başkanı Ramazan Uysal, İl Genel Meclis Başkanı Leyla Birlik, bölge belediye başkanları, BDP il ve ilçe yönetimlerinin yanı sıra yüzlerce araçlık konvoy ile köy ziyaretlerine başladı. Kaplan, ziyaretler kapsamında merkeze bağlı Balveren Beldesinin yanı sıra Yoğurtçular, Özveren, Dağkonak, Geçit boyu ve Araköy köylerini ziyaret etti.
Ziyaret ettiği köylerde konuşma yapan Bağımsız Aday Kaplan AK Parti"nin politikalarını eleştirdi. BDP"nin desteklediği adaylarının Türkiye"de büyük değişimlere öncülük edeceğini savunan Kaplan, “Bakın Türkiye"deki Kürt partilerin hepsi birleşti, emek demokrasi ve özgürlük bloğunu oluşturdu. Bizler artık bir bütünüz ve demokrasi güçleri de her geçen gün bizi desteklediklerini ifade ediyorlar. Artık AKP "ben Kürt partisiyim" bile diyemeyecek” dedi.
Kaplan konuşmasında Başbakan Erdoğan"ın Siirt"te yaptığı açıklamada, Kürtlerin Müslüman olmadıklarını ve Zerdeşt oldukları ifade ettiğini hatırlatarak, “Ey başbakan bizler Türklerden önce Müslüman olmuş bir halkız, fakat Müslümanlıktan önce gelen ve hala yaşayan dinlere, dillere kültürlere saygımız sonsuzdur ama senin hiçbir şeye saygın yok” dedi. Başbakan Erdoğan"ın Kültür Bakanlının bastırdığı Mem û Zin kitabını da "çakma" olarak değerlendirdi.

imam, kürt gencinin naaşını camiye almadı

Konya’da inşaat kazası sonucu hayatını kaybeden Kürt genci Suat Demir’in cenazesini Furkan Camii imamı camiye almadı. Hocanın tavrına tepki gösteren Erler Mahallesi Muhtarı Şefik Aydın ile camii hocası arasında yaşanan tartışma sonucu muhtar gözaltına alındı. 




Konya’da inşaat kazası sonucu hayatını kaybeden Kürt genci Suat Demir’in cenazesini Furkan Camii imamı camiye almadı. Hocanın tavrına tepki gösteren Erler Mahallesi Muhtarı Şefik Aydın ile camii hocası arasında yaşanan tartışma sonucu muhtar gözaltına alındı. BDP PM Üyesi Şirin Altay ise olayın Kürtlere karşı tahammülsüzlük olduğunu belirterek, “AKP’nin JİTEM’ci imamları Konya’da kendisini gösteriyor” dedi. Konya’da çalıştığı inşaatta 19 Mayıs günü kaza geçiren ve kaldırıldığı Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde bugün yaşamını yitiren Van’ın Özalp nüfusuna kayıtlı Suat Demir’in naaşı, dini vecibelerinin yerine getirilmesi için getirilen Erler Mahallesi’nde bulunan Furkan Camii’ne getirildi. Fakat caminin imamı cenazeyi almadı. Daha önce de aynı camide sorun yaşandığını dile getiren Kürtler camii imamına tepki gösterdi. Tepkiler üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı. Hocaya tepki gösteren Erler Mahallesi Muhtarı Şefik Aydın ise, gözaltına alındı.

TOĞURLU; Kürtleri İnkar Etmek, Allah’ı İnkar Etmektir”

Silopi’de binlerce kişinin katılımıyla Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun “KCK” davasından tutuklu Şırnak Bağımsız Milletvekili Adayı Selma Irmak için seçim bürosu açıldı.

ilopi’de binlerce kişinin katılımıyla Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun “KCK” davasından tutuklu Şırnak Bağımsız Milletvekili Adayı Selma Irmak için seçim bürosu açıldı.Silopi Belediye başkanı Emin Toğurlu, Kürtleri inkar etmek, Allah’ı inkar etmektir, dedi.
Silopi, Uludere ve Beytüşşebap ilçelerinde desteklenecek olan ve halen “KCK” davasından tutuklu bulunan Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun Şırnak Bağımsız Milletvekili Adayı Selma Irmak için Silopi’nin Yenişehir Mahallesi’nde seçim bürosu açıldı.
Alkış, zılgıt ve sloganlar ile seçim bürosunun önüne gelen binlerce kişi, mahalle sakinleri tarafından alkışlar ile karşıladı. Katılımcılar sık sık “Oylar namustur namus satılmaz”, “Bijî Serok Apo”, “Öcalan” sloganları attı. Açılışa Silopi Belediye başkanı Emin Toğurlu, Silopi İlçe Başkanı Bahattin Alkış, BDP il, ilçe ve belde örgütleri temsilcilerinin de bulunduğu binlerce kişi katılırken Cezaevinde tutuklu Milletvekili adayı Selma Irmak’ın ailesi de hazır bulundu.
 
“Kürtleri İnkar Etmek,Allah’ı İnkar Etmektir”
Seçim bürosunun açılışı yapılmadan konuşma yapan Silopi Belediye başkanı Emin Toğurlu, Başbakanın Yüksekova’da söylediği “Tek millet tek Devlet” sözüne Kuran-ı kerim’den bir ayetle cevap verdi.
Belediye başkanı olmadan önce imam olan Silopi Belediye Başkanı Toğurlu, Kuran’dan Arapça olarak bir ayet okuyarak tercümesini şu şekilde ifade etti; Allah buyuruyor ki; Ben sizleri bir anne ve bir babadan yarattım. Sizleri  millet millet yaratmışım demiş. Bu söylediklerim Allah’ın söyledikleridir benim söylediklerim değildir. Sizleri kavim kavim, millet millet, renk renk yarattım ki, birbirinizi tanıyasınız. Demek ki insanlar tek millet tek renk değildir.
Birde diyorlar ki;Kürtçe dili yoktur. Yine bir ayetle cevap vermek istiyorum,”Hiçbir millet yoktur ki kendi dillerinde Peygamber göndermediğim” madem ki biz 20 milyonluk bir milletiz dilimizde bir Peygamber gelmiştir. Kürtçe dilinin inkarı Kürtleri inkardır, Kürtlerin inkarı onlara gelen Peygamberi inkardır. O Peygamberi inkar etmek Allah’ı inkar etmektir. İşte bu yüzden Kürtleri inkat etmekte Allah’ı inkar etmektir,dedi.
“Kürtlerin Dini İslam, peygamberleri Muhammed’tir”
Silopi Belediye Başkanın ardından Başbakan’a yüklenen BDP Silopi İlçe başkanı Bahattin Alkış İse; Başbakan diyor ki;Kürtlerin dini yoktur. Kürtlerin Dini Zerdüştlüktür. Bizde diyoruz ki,Dinimiz İslam Peygamberimiz Muhammed Mustafa (SAV)’dır. Zaten bugün kü Cuma namazını kıldıran imamda diyordu ki, Eğer ki Başbakan bunları diyorsaki Kürtlerin dini yoktur, Allah’ı inkardır ve münafıklıktır, diyerek konuşmasını son verdi.
Konuşmaların ardından Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun “KCK” davasından tutuklu Şırnak Bağımsız Milletvekili Adayı Selma Irmak için açılan 4 ncü seçim bürosunun açılışı yapıldı. Açılış kurdelesini tutuklu Selma Irmak’ın annesi ile Barış annelerinin temsilcisi kesti.
Tutuklu vekil adayı Selma Irmak ailesi, Irmak tarafından gönderilen mesajı meclis üyelerine teslim etti.  Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun tutuklu Şırnak adayı Selma Irmak’ın gönderdiği mesajı BDP İl Genel Meclis Üyesi Jiyan Demir okudu. Mesajda Irmak, “Yine biz her zamanki gibi dört duvar arasından demir kapılar ardından seslenmek zorunda kaldığımızı belirtmek istiyoruz. Bizler barışı arıyoruz öldürüldüğümüz yerde, biz eşitliği istiyoruz göç ettirildiğimiz yerde, biz kardeşliği istiyoruz, dilimizin yasaklandığı yerde. Kahraman Botan halkı, barışa susamış anneler, direnen gençler. Bana verdiğiniz güven ve sorumluluktan dolayı hepinizi selamlıyorum” dedi.

Atatürk ve Menderes de yasaklamıştı

Başbakan Kürtçe kitapları İnönü'nün yasakladığını söylese de arşivler Kürtçenin Atatürk ve Menderes devirlerinde de yasaklandığını gösteriyor. 




Başbakan Tayyip Erdoğan, Van mitinginde Kürtçe kitapları dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün ‘yasakladığını’ söylese de Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ndeki belgeler bu bilginin ‘eksik’ olduğunu gösteriyor.

Es-Seyyid Hüseyin Hazeniyyü’l-Hüseyni tarafından yazılan Gonca-i Baharadlı isimli Kürtçe kitap Kemal Atatürk döneminde, Kürtçe Mevlit ise Adnan Menderes döneminde yasaklandı. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ndeki belgelere göre Atatürk, İnönü ve Menderes dönemlerinde yasaklanan bazı Kürtçe kitaplar şunlar:

(1925) Es-Seyyid Hüseyin Hazeniyyü’l-Hüseyni tarafından yazılan Gonca-i Baharadlı adlı Kürtçe kitabın Türkiye’ye sokulması yasaklandı.
(1937) Şeyh Said tarafından doldurulmuş Kürtçe plağın Türkiye’ye sokulması yasaklandı.
(1944) Bağdat’da Kürtçe bastırılan Barbu adlı kitabın Türkiye’ye sokulması yasaklandı, mevcutların toplatılmasına karar verildi.
(1946) Ünlü Kürt şair Cegerxwin’in Şam’da basılan Kürtçe kitabının Türkiye’ye girişi yasaklandı.
(1949) Bağdat’ta İbrahim Ahmet tarafından Kürtçe çıkarılan Kelovij ve Yadigârı Levan adlı dergilerin Türkiye’yi sokulmaları yasaklandı, mevcutlarının da toplatılmasına karar verildi.

Menderes de Kürtçe Mevlit kitabını yasakladı
(1951) Irak’ta yayımlanan Elmürşit adlı Kürtçe sözlüğün Türkiye’ye sokulması yasaklandı.
(27 Eylül 1951) Kürtçe yazılı Mevlit Kitabı’nın Türkiye’ye sokulması yasaklandı.
(1952) 1938 yılında Suriye’nin başkenti Şam’da Dr. Kamuran Ali Bedirhan tarafından bastırılan ‘Elfabeya Mın’ adlı Kürtçe kitabın Türkiye’ye sokulması yasaklandı.
(1952) Nevbahar ve Nehcül Enem adlı Kürtçe kitapların Türkiye’ye sokulması ve dağıtımları yasaklandı.
(1955) Şam’da basılan Sewra Azadi adlı Kürtçe divanın 1 ve 2. ciltleri ile Kürtçe Alfabe’nin Türkiye’ye girişi yasaklandı.
(1956) Arap ve Slav harfleri ile yazılı Kürtçe alfabenin Türkiye’ye sokulması yasaklandı.
(1957) Kâhtalı Osman Sabri’nin yayımladığı Bahoz adlı Kürtçe şiir kitabının Türkiye’ye girişi yasaklandı.

Kaplan; "Hakkari gereken yanıtı verdi"

Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu Şırnak adayı Hasip Kaplan, Başbakan Erdoğan'ın Hakkari gezisinde yaşadığı hüsranı hatırlatarak, "Başbakan on yıl önce Colemerg'te 'ya sev ya terk et' dedi. Dün Colemerg halkı gereken cevabı verdi" dedi.




 
ŞIRNAK

Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu Şırnak Bağımsız Milletvekili Adayı Hasip Kaplan, İdil İlçesi'ne bağlı köyleri ziyaret etti. Bafê (Sulak), Elcani, Erzanix (Yalaz), Xendek (Hendek), Herbak, Mizgeftok (Camili) köyleri ve Botan (Deştadarê) Beldesi'ni ziyaret eden Kaplan'ı köylüler "Biji serok Apo" ve "Oylar namustur, namus satılmaz" sloganları ve yoğun sevgi gösterileri ile karşıladı. Uğradığı her köyde yüzlerce kişi tarafından karşılanan Kaplan'nın gezileri adeta miting havasına döndü. Bafê (Sulak) Köyü'nü ilk olarak ziyaret eden Kaplan köy girişinde yurttaşların alkış ve sloganları ile karşılandı. Köylülere hitaben kısa bir konuşma yapan Kaplan, "Botan halkı her daim dimdik ve onurlu bir şekilde ayaktadır. Buna geçen hafta gerilla cenazelerini sahiplenirken bir kez daha şahit olduk. Şırnak halkı tutuklu milletvekili adaylarınınız 12 Haziran'da aranızda bulmak istiyorsanız elinizi kaldırın" dedi.

Kaplan, Başbakan Erdoğan'ın Colemerg gezisinde yaşadığı hüsranı hatırlatarak, "Başbakan on yıl önce Colemerg'te 'ya sev ya terk et' dedi. Dün Colemerg halkı gereken cevabı verdi. Başbakan Erdoğan tehlikeli madde olmaya başlamıştır. Hani akaryakıt ve benzin yüklü tankerlerin üzerinde 'Danger' diye yazılı ya, işte başbakan da tıpkı akaryakıt yüklü bir tanker gibidir. Çocuklarınızı ondan koruyunuz" dedi.

SİLOPİ


Silopi,Uludere ve Beytüşşebap ilçelerinde desteklenecek olan "KCK" davasından tutuklu Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu'nun Şırnak Bağımsız Milletvekili Adayı Selma Irmak için köy ziyaretleri yapıldı. Ziyaretlere, BDP Silopi İlçe Başkanı Bahattin Alkış, Belediye Başkanı Emin Toğurlu, Başverimli Belde Belediye Başkanı Sinan Uysal, Irmak'ın vekili Uludere Belediye Başkanı Şükran Sincar, MEYADER ve BDP Silopi İlçe yöneticileri katıldı. BDP ilçe binası önünde bir araya gelen yüzlerce araçlık konvoy alkış ve sloganlar ile yola çıktı. Yol boyunca seçim aracından çalan müzikleri eşliğinde yurttaşlar "Bijî Serok Apo", "Öcalan" ve "Oylar namustur namus satılmaz" sloganları attı. İlk olarak ziyaret edilen Özgen (Salatun) Köyü oldu. Daha sonra sırasıyla gidilen Özgen (Salatun), Kahraman (Farıs), Çiçekli (Günde Dino), Yamaçlı ( Xırbok), Çardaklı (Kolya), Aktepe (Girgevre) ve Kapılı ( Kokit) köyleri ziyaret edildi.

'Çözüm muhattabı halkın irade olarak gösterdiği Sayın Öcalan'dır'

Çardaklı (Kolya) Köyü'nde köylülere hitaben konuşan Uludere Belediye Başkanı Şükran Sincar, "AKP hükümeti 29 Mart yerel seçimlerinden sonra partimizin aldığı başarısını hazmedemeyerek Irmak'ın da araların da bulunduğu binlerce Kürt siyasetçisini cezaevine attı. Her ne kadar Selma Irmak fiziksel olarak da aramızda olmasa bile duygu ve düşünceleri ile bizimle beraberdir, hepimiz birer Selmayız. Bölgede sizlerin sayenizde AKP-CHP oy almayacak durumda ve bu partiler tabela partisi yaptınız. En kısa zamanda bu seçimde Erdoğan'ın partisinin tabelasını Ankara'ya göndereceksiniz. Kürt sorunu muhataplarıyla çözülmediği müddetçe çözüm olamaz. Tek muhatabı da Kürt Halkı kendine irade olarak gösterdiği Sayın Öcalan'dır" dedi.

Ardından konuşan Silopi Belediye Başkanı Emin Toğurlu, son süreçte AKP hükümeti ve yandaşlarının büyük bir korkuya kapılarak Kürtlere hakaret ettiğini söyledi.
Konuşmaların ardından araçlarından inen binlerce kişi Çardaklı (Kolya) Köyü'nden 5 kilometre uzaklıkta bulunan Yamaçlı (Xırbok) Köyü'ne doğru alkış ve sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. Yamaçlı Köyü'nde de sıcak ilgi karşılaşan BDP'liler daha sonra ilçe merkezine doğru hareket ederek ziyaretlerini sonlandırdı.

DİYARBAKIR-YENİŞEHİR

Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu'nun Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Adayı Şerafettin Elçi seçim bölgesi Yenişehir İlçesi'nde Lise, Elazığ ve Aliemiri caddelerindeki esnafı ziyaret etti. Elçi'ye BDP Yenişehir İlçe Başkanı Nihat yıldız, KADEP Diyarbakır İl Başkanı Cıwan Roj Ceylan, Yenişehir Belediye Başkanı Selim Kurbanoğlu ve çok sayıda BDP'li yöneticiler eşlik etti. Girdiği tüm iş yerlerinde esnaf tarafından oldukça sıcak karşılanan Elçi, AKP'yi seçimde sandığa gömeceklerini söyledi. Esnaf gezisi sırasında esnafların "gezmenize gerek yok zaten sandıkta size oyumuzu vereceğiz" demesi üzerine Elçi, "Bize oy vermeniz yeterli değil, AKP ve diğer siyasi partilere hiç oy çıkmaması gerekir. Onları da sandığa gömmeniz gerekir. Büyük bir tokat atmanız gerekir" dedi. DİHA